Tanrı’nın Adaleti

İsviçre’deyken bir tanıdık bana zenginliğin, fakirliğin Tanrı’nın adaletine göre olduğunu, dolayısıyla, böyle kabul edilmesinin gerektiğini söylemiş ve aşağıdaki Nasreddin Hoca fıkrasını anlatmıştı.

Bir gün Nasreddin Hoca öğrencileriyle ders yapmaktadır. Bir kadın ya da adam elinde bir sepet cevizle gelir.

-Hoca, der, bunu size getirdim. Öğrencilerinizle yiyin.

Hoca da ceviz sepetini alır. Dağıtmadan önce sorar:

-Çocuklar, bunu Tanrı’nın adaletine göre mi yoksa insan adaletine göre mi bölüştüreyim?

Öğrenciler Hiç düşünmeden:

-Elbette Tanrı’nın adaletine göre bölüştüreceksiniz, derler.

Hoca başlar sepetteki cevizleri dağıtmaya:

-Beş sana, iki sana, on sana, yedi sana, sana yok, yirmi sana… Ve bitirir. Ama öğrencilerin kimisine az, kimisine çok ceviz düşmüş, kimisine ise hiç ceviz düşmemiştir.

-Olur mu böyle Hoca, derler, kimimiz beş, kimimiz on, kimimiz yirmi aldı, kimimize bir tek ceviz bile düşmedi.

-Ben ne yapayım, der Hoca, siz Tanrı adaletine göre dağıtmamı istediniz.

Bunu dinleyince ben gülmeye başladım. Bizim tanıdık kendi diliyle tuzağa düştüğünü anladı.

-Eyvah dedi. İşi yatırdık.

Standart

Yorum bırakın