Kaçıncı Havva’nın Çocuklarıyız ?

Gene, az önce adı verilen kitapta yazıldığına göre bizim kutsal kitaplardan adını öğrendiğimiz Havva anamız birinci Havva değil üçüncüsüymüş. Dinleyin bu iş nasıl olmuş!
Tanrı Adem babamızı yaratmış. Bahçesine koymuş ama Adem’in yalnızlıktan canı sıkılmış.

-Baba bana bir yoldaş yarat, demiş.
Tanrı da Havva’yı yaratıp göndermiş. İkisi birlikte gezerlermiş. Bir gün nasıl olduysa Adem Havva’yı altına almış sevişmek için.

Havva da:
-Olmaz böyle, demiş. Niye sen üste çıkacaksın da ben altta kalacağım. İkimiz de eşitiz. Çamurdan yapıldık. Bu işi yan yana yapmamız gerek. Değilse uğraşma boşuna.


Adem de ne de olsa erkek kabadayılığı olduğu için onu dinlememiş ve zorla ırzına geçmeye çalışmış. Havva da Tanrı’nın sihirli bir adını söyleyince yok olup gitmiş.


Adem de dolayısıyla hava almış. Bakmış ki yalnızlık kötü. O da anlamış “Bekarlık sultanlıktır” sözünün pek doğru olmadığını :
-Babaa, demiş, bana bir Havva daha yapsana!


Tanrı da Adem’e bir Havva daha yapmaya başlamış. O Havva’yı hazırlarken Adem bir çalının ardından bakıyormuş. Havva bitip hazır olunca midesi bulanmış tiksinmiş.
-Ben bunu da istemem, demiş.


Tanrı anlamış gene bu işin de yolunda gitmediğini Adem’in göreceğini düşünmediği için. Ve koyulmuş üçüncü Havva’yı yapmaya. Ama bu kez Adem’in görmediği bir yerde Havva’yı hazırlamış. Adem’e vermiş. O da kabul etmiş. İşte bizim Havva anamız buymuş.


Artık nereye kadar doğru bilemem. “Ben elin yalancısıyım” sözü gibi ben de başkalarının yalancısıyım. Yalnız gördüğüm kadarıyla gene Havva anamız ağlıyor gibime geliyor. Eşitlik pek var denemez. Hep Adem’in borusu ötüyor ya da öttürülmesine çalışılıyor, şimdiki düzende de…

Standart

Yorum bırakın