Atatürk’ü Kimler Neden Sevmezler?

Yurtiçinde, yurtdışında, sanki Atatürk’ün “Gençliğe Söylevi”nde öngürdüğü (biçimde), iç ve dış düşmanlar elele vermiş, çıkarlarını birleştirip işbirliği yapıyor gibi, bugün, ne olursa olsun, bütün güçlüklere, bütün sorunlara karşın, gene de, yeryüzündeki  “en büyük, en güçlü Türk Devleti”ni, köhnemiş, her yanı dökülmüş, başı bile düşmanla işbirliği yapan, Osmanlı Devleti’ndeki artık sonu geldi denen, bütün düşmanların ya tümüyle yoketmeyi ya da Orta Asya’ya geri döndürüp yeniden Ergenekon’a kapatmayı tasarladığı,“Türk’ü can çekiştiği ölüm döşeğinden kaldırıp” kuran, ona “Türklük kimliğini, kişiliğini yeniden kazandıran”, yaşadığı dönemdeki kimi ülkelerin yöneticileri uluslarının elinden özgürlüklerini alıp diktatörlük kurarken, ona, özgürlüğüyle birlikte, “Cumhuriyet yönetimi”ni getiren, “belki bin yıldır hor görülmüş, aşağılanmış, anamız, bacımız, eşimiz, kızımız, Türk kadınına, bırakın dünyayı, Avrupa’da bile, pek çok ülke kadınından önce bütün haklarını veren”, “yeryüzünün gelip geçmiş dillerinden en eskilerinden, en varsıllarından, bence en güzeli, Türk Dili’ne gerçek yerini veren, Atatürk’e, onun ayağının tozunu silmeye, ayağının altında solucan olmaya, bile yaraşır olmayanlar dil uzatıp, saldırıp duruyorlar.

Neden Atatürk’e saldırmak gereğini duyuyorlar? Bilindiği gibi “meyvesiz ağaca kimse taş atmaz”! Atatürk’ün meyvelerinden yalnızca en önemlilerini yukarda saydık. Hangi sağduyulu, aklı başında, dengeli, soyunda Türk’lük olduğu kuşkusuz, önce başkalarını, yabancıyı değil Türk’ü düşünen, yalanı değil doğruyu her  şeyin üstünde tutan, kişi, yukarda sayılanları bile bile, bunu yapabilir?

Yapabiliyorsa, bizce, bunu, gerçekte Atatürk’ü sevmediği için değil, ona karşı, ona düşman, olduğu için değil, “Türk”e, “Türk’lük”e, “Türkiye”ye karşı, düşman olduğu, onları, kendi çıkarları doğrultusunda, çökertmek istediği içindir.

Bunun böyle olduğu şundan da anlaşılabilir. Bu gibi kişiler ya da düşmanlar yalnızca Atatürk’e, onun yaptıklarına, dil uzatmıyorlar, saldırmıyorlar, uzatıp saldırmakla kalmıyorlar, aynı zamanda, Türk’ü, Türklüğü, Türkiye’yi ayakta tutan Türk Ordusu’na, Türkiye’ye, Türkiye’nin bütünlüğüne de saldırıyorlar, Atatürk’le birlikte bunları da, bu değerleri de yıkmak için çabalayıp, çırpınıp duruyorlar.

                                                                      

Atatürk’e Rum, Yunanlı dil uzatır, saldırır çünkü Atatürk olmasaydı, onlar, ellerinden gelseydi bütün Trakya’yı, Avrupa ve Asya yakasındaki İstanbul’u, Anadolu’nun tümünü değilse bile büyük bir bölümünü eline geçirip yaklaşık beşyüz yıldır yeniden düşledikleri Yunan İmparatorluğu’nu gerçekleştireceklerdi. Bu düşleri Atatürk yüzünden suya düştüğü için onlardan bu açıdan her türlü, sözle de olsa, saldırı gelmesi şaşırtmaz. Yunan başbakanı Türkiye’ye geldiğinde Atatürk’ün anıtkabirini ziyaret ettiğinde Yunanlı bir gazetenin ya da gazetelerin, ağır sözler yazdığını okuduk.

Başka bir Yunanistan bakanın 1990’lı yıllarda bir İtalyan gazetesinde Türkler konusunda kullandığı çok daha ağır sözlere tepkimi yazılı olarak gösterdiğimi de ekleyeyim.

Atatürk’e Ermeniler dil uzatır, saldırır çünkü, Yunanlılar gibi onlar da, Çukurova ile birlikte, Anadolu’nun büyük bir bölümünde, “Büyük Ermeni Devleti”ni kurmayı düşlüyorlardı. Bu düşleri Atatürk’ün ortaya çıkıp Türkiye Cumhuriyeti’in kurmasıyla gerçekleşememiştir. “Küçük Ermenistan” devletiyle yetinmek zorunda kalmışlardır.

Atatürk’e, o zamanlar kendisiyle birlikte ortak düşmana karşı çarpışmışlarsa da, Kürtler dil uzatır saldırır, çünkü Atatürk olmasaydı, şimdiyedek bir türlü gerçekleştiremedikleri, bu nedenle de Amerikan güdümünde gerçekleştirmeyi düşündükleri, tarihteki ilk “Kürt Devleti”nin çekirdeğini atacaklardı.

Atatürk’e Araplar dil uzatır, saldırır çünkü müslüman geçinen Araplar, daha o zamanlar, gavur dedikleri, İngilizlerle işbirliği yapıp onların güdümüne girmişler, bir daha da onların güdümünden çıkamamış, şimdi de aynı İngilizlerin yeğenleri Amerika’lıların güdümünde sürüm sürüm sürünmektedir. Atatürk Türk’ü tümüyle Arap’laşmaktan kurtarıp ona kendi, Türklük kimliğini, kişiliğini yeniden kazandırmıştır.

Atatürk’e İngilizler …

Atatürk’e dinciler dil uzatır saldırır çünkü …

Atatürk’e o zamanın Avrupa’sının, şimdiki, toplumların, ulusların çıkarlarını değil de yalnızca para babalarının çıkarlarını düşünen  Avrupa Birliği’nin epeyce ülkesi dil uzatır, saldırır çünkü…

Atatürk’e komunistler dil uzatır, saldırır çünkü … sonunun nasıl biteceğini öngördüğü…

Atatürk’e naziler, faşistler dil uzatır, saldırır çünkü Türk’ü, Türkiye’yi sonunun nasılı biteceğini öngördüğü ırkçılık düzenine sokmamıştır.

Atatürk’e ağalar, zenginler, köleciler, sömürücüler …

Atatürk’e, toplumların, ulusların, dolayısıyla Türk’lerin de bilgisiz kalıp sömürülmesini isteyen bulanık suda balık avlayan sömürücüler …

                                                                      

Standart

Yorum bırakın