-A) –İtalya’dan bir istek:
-İtalya’dan bana ayakta çalan radyo getirir misin?
-Oturarak ya da çömelerek çalan radyo olsa olmaz mı? (Teyp sözcüğünün Kisasarcası.)
-B) –Örnek oğullar:
-1) -Anasından Niğde-Kemerhisar otobüs bilet parasını isteyen oğul.
-2) -Anasından, “giysin diye verdiği”, kazağı geri isteyen oğul.
-3) -Anasından ev kirasını alan oğul.
-4) Kendisini doğurup büyüten annesini dövüp evden çıktıktan sonra birileriyle kavga edip öldürülen oğul.
-Bu oğul için anası şöyle diyormuş?
-Beni dövüp çıktığın için sevineyim mi
yoksa seni doğuran ana olduğum için ağlayayım mı?
-C) –Yanlış evlilik:
Yanlış evlilik, yanlış hesap gibi yapılmışsa, nikahtan hemen sonra da döner, yıllarca sonra da!
-Ç) –Oorupalı gızların gazannarı:
-Yoorum, Oorupalı gızların gazannarı deliimiş, dooru mu?
-Dooru, aba, doğru! Köögür gibi! Heç su durmuyor.
-D) –Evlenecek kız olan ev:
-1960’lı yıllarda, bir evde evlenecek kız olduğunda, kapıya bir “gönül resmi” asarlarmış.
-E) –Evlilikte aldatmanın cezası:
-1960’lı yıllarda, Hollanda’da bir köyde, evlilikdışı ilişki kuran kadınla erkek gübre arabasına bindirilip köyün içinde dolaştırılmış.
-F) –Kadınları sünnet:
-1960’lı yıllarda bir kadın bana şunu sordu:
-Sizde kadınları sünnet ederler mi?
-Etmezler! Niye etsinler? Bizim kadınlarınki kabuklu değil ki? Sizinkiler kabuklu mu yoksa?
-Yok, bizimkiler de kabuksuz. Afrika’da kadınları sünnet ederlermiş diye duydum da!
-Türkiye Afrika değil ki! Anladın mı şimdi?
-Anladım.
-G) –Türk Sezarı erkek:
-Dışarda işi olan bir kadın, kocasına yemeği hazırlayıp masaya koymuş, ne olduğunu da bir kağıda yazarak.
Kocası eve gelmiş. Kağıdı okumuş. Yemeği yemiş. Sonra kağıdın altına eklemiş:
-Geldim! Gördüm! Yedim!