(1930’larda)
(Geçmişten anlamayanların yaptıkları konusunda, yaklaşık 70 yıl önce çıkan bir yazıyı,
şimdiki de hepimizin sayılması gereken değerleri definecilere, başkalarına satmayı sürdüren,
toplumun yüzkaraları için
bir örnek daha olsun diye,
Kemerhisar/Tyana’yı gerçekten, gönülden sevenlerin dikkatine sunuyorum)
(Asım Tanış, Venedik, 01.12.2018)
Antik kent kalıntıları havuz, su kemerleri gibi, M.S. 2 YY Roma imparatorları Trayano ve Adriyano döneminden kaldığı sanılan ve bunlardan. Kleopatra’nın yüzdüğü söylenen havuz konusunda, bölge için, Niğde Milletvekili Şefik Soyer, 6 Temmuz 1949 yılında, Niğde gazetesinde, Köşk’te yapılan bir olayı aktarır ve şöyle der:
“Burada tarihe karşı yapılan bir saldırıyı söylemeden geçemeyeceğim.
Kimi eserler vardır ki tarih yaratırlar. Pampalos köşkü, söylentilere göre …………….
…………………..Köşkten eser hemen hemen yok gibidir.
Ancak kutsal suyun havuzu duruyormuş. Şu sıradaki kalıntısına göre havuzun boyu yaklaşık 40 metre eni 20 metre kadardır. Dört sıra taştan yapılmıştır. Birinci sıra “ispindirik” dediğimiz sert saçaklı taştan yapılmıştır. Bu sıra taşların boyu bir metre eni 40-50 santim kadar saçaklı olarak yontulmuştur. Fakat saçak havuzun zeminine getirilmiştir. Ondan sonraki sıralar mermerdir. Ortadaki taştan yapılan yarıçap biçiminde bir kabartma havuz, duvarının ortasında bir kuşak gibi görünmektedir. En üstteki kapak saçağı daha geniştir.
Doğa bu binlerce yıllık uygarlık eserini n bir bölümünü kum ve çakıllarla, bir bölümünü yosunlarla örmüş ve sanki kötü gözlerden saklamak istemiştir.
Ne var ki son yıllarda yapıcı olması gereken bir el bu değerli anıtı, bu tarih kaynağını parçalamıştır.
Niçin? Niçin olacak Fen namına …!
Sözde, köylüler Su Şubesi Müdürü Sadık Bey’e başvurmuşlar. “Suyumuzun kaynağında bir inceleme yapınız, olursa çoğaltınız!” demişler. O da eline geçen ödenek ve işçi ile havuza yanaşmış önce tapa duvarını parçalamış zemini kaynağa kadar kazdırmış ve alçaltmış. Söylentiye göre çalışma sırasında küçük bir altın yılan ve daha başka şeyler bulunmuş. Mühendis Bey’e teslim etmişler. Biraz sonra Hükümet haber alarak yılanı alabilmiş ve Niğde Müzesi’ne koymuş. Bundan gücenen Mühendis işi bırakmış ve tatil etmiş.
Parçalanmış ve yerlerinden ayrılmış mermer sıraların sonucu biliniyor …
Yeniden düzenlenip onarılmadığı için, çeken götürmüş.
Özellikle kaynak tarafında zeminde yukarıya doğru saçaklı kapak sıraya kadar tam olarak duran bir bölüm görenleri hem, hem de acındırmaktadır” diye bu acı olayı tarihe not düşer.
…